İdrar yaparken gaz çıkması, idrarda dışkı parçacıkları görülmesi ya da idrarın makattan gelmesi, hastalar için hem fiziksel hem de psikolojik açıdan çok zorlayıcı belirtilerdir. Bu tablonun nedeni çoğu zaman rektoüretral fistüldür: idrar kanalı (üretra) ile kalın bağırsağın son bölümü (rektum) arasında oluşan anormal bir bağlantı. Seyrek görülür, ancak doğru planlanan cerrahi ile onarılabilir.
Nasıl Oluşur?
Prostat, rektumun hemen önünde yer alır. Bu nedenle fistüllerin büyük bölümü prostat hastalıklarının tedavisinden sonra gelişir:
- Radikal prostatektomi: Ameliyat sırasında rektum duvarının zedelenmesi nadir de olsa fistüle yol açabilir
- Radyoterapi ve brakiterapi: Işın tedavisinin dokuda yarattığı hasar, bazen yıllar sonra fistül oluşturabilir; bu fistüller daha karmaşıktır (radyoterapi seçenekleri)
- Dondurma (kriyoterapi) ve odaklı ultrason gibi enerji tedavileri
- Daha seyrek olarak travma, iltihabi bağırsak hastalıkları ve ileri tümörler
Belirtileri Nelerdir?
- İdrar yaparken gaz çıkması (pnömatüri)
- İdrarda dışkı parçacıkları ya da bulanıklık (fekalüri)
- İdrar yaparken idrarın makattan gelmesi, sulu dışkılama
- Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ve ateş
Erkeklerde tekrarlayan enfeksiyonun her zaman bir nedeni araştırılmalıdır; bu konuyu erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu yazımızda anlattık. Belirtiler utandırıcı bulunduğu için bazı hastalar başvurmayı geciktirir; oysa beklerken tekrarlayan enfeksiyonlar böbrekleri ve genel sağlığı etkileyebilir.
Tanı Nasıl Konur?
Muayeneye ek olarak, idrar kanalı ve mesane kameralı aletle (sistoskopi), rektum ise endoskopik olarak incelenir. Kontrastlı idrar yolu filmleri ve MR, fistülün yerini, boyutunu ve çevre dokunun durumunu gösterir. Daha önce ışın tedavisi almış hastalarda dokunun kalitesi değerlendirilir ve gerektiğinde tümör tekrarını dışlamak için biyopsi yapılır. Fistülün boyutu ve dokunun durumu, hangi onarım yönteminin seçileceğini belirleyen başlıca etkenlerdir.
Kendiliğinden Kapanabilir mi?
Ameliyat sonrası erken dönemde fark edilen, küçük ve ışın almamış dokudaki fistüller; idrarın bir süre sondayla, gerektiğinde dışkının da geçici bir bağırsak ağzıyla (kolostomi) başka yöne alınmasıyla kapanabilir. Işın tedavisine bağlı fistüllerde ise kendiliğinden kapanma olasılığı düşüktür. Onarımın zamanlaması da önemlidir: iltihabın yatışması ve dokunun toparlanması için ameliyattan önce genellikle birkaç ay beklenir.
Cerrahi Onarım
Onarımın temel ilkesi, idrar kanalındaki ve rektumdaki açıklıkların ayrı ayrı kapatılması ve aralarına sağlıklı bir doku tabakası yerleştirilmesidir. Bu amaçla makat ile torba arasındaki bölgeden (perine) yapılan transperineal yaklaşım sık kullanılır. Ara tabaka olarak uyluk iç yüzünden alınan bir kas ya da ağız içinden alınan bukkal mukoza grefti kullanılabilir. Transperineal yolla bukkal mukoza kullanılarak yapılan onarım, Doç. Dr. Yunus Çolakoğlu'nun bilimsel yayın alanları arasındadır; bukkal mukozanın idrar kanalı onarımındaki kullanımını üretroplasti yazımızda da anlattık. Ameliyattan sonra sonda birkaç hafta kalır ve fistülün kapandığı filmle doğrulandıktan sonra çıkarılır; geçici kolostomi açıldıysa daha sonraki bir aşamada kapatılır.
Özetle
Rektoüretral fistül seyrek ama yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen bir sorundur. Tanı konduktan sonra fistülün nedeni ve dokunun durumu birlikte değerlendirilerek, çoğu zaman üroloji ve genel cerrahinin birlikte çalıştığı bir onarım planı yapılır. Bu alandaki diğer girişimler için rekonstrüktif üroloji nedir yazımıza ve rekonstrüktif üroloji sayfamıza göz atabilirsiniz.
Randevu için iletişime geçin
Şikâyetleriniz hakkında değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.